Cumartesi, Haziran 04, 2011

"Elimden gelen azdı. Ama hükmedenler / Daha rahat olurdu bensiz, buydu umudum."

Hiç tanıdığınız birini gözaltına aldılar mı sizin? Gözaltındayken kendisine yapılan işkenceleri anlatan biriyle karşılaştınız mı; gözünün içine bakabildiniz mi o yaşadıklarını anlatırken? Hiç hapise düşen/düşmüş bir arkadaşınız oldu mu; "mapusta sigarasız kalmamak için komün kurmak gerektiğini" heyecanla haber veren birini dinlediniz mi? Polis araçlarına itile kakıla sokulurken isimlerini bağıran genç insanları, o adları tanıdığınızın farkına vardınız mı hiç?

Geçen hafta ben bu sorulara yeni evet yanıtları ekledim. Gözaltına alınan, 82 saat terörle mücadeler birimlerince sorgulanan, sıra dayağından geçirilen, hakaretler yiyen ve hücrelere kapatılan arkadaşlarımdan biri serbest, diğeri tutuklandı. Birlikte gözaltına alındıkları onlarca insanın kelepçe ve coplar nedeniyle oluşan morlukları var. Tesadüf o ki, bu insanlardan bir kısmı SBF'de Burhan Kuzu'ya karşı yapılan eylemin katılımcıları.

Söylemek istediklerimi ifade etmekte zorlanıyorum. Sabahtan beri bir şeyler söylemem gerektiğini düşünüyorum; ama bir türlü bilemiyorum bunu nasıl yapacağımı. Dilim tutuk, yazım bozuk, dağınık..

Yıldırım Türker bugün Vedat Türkali'ye saygı duruşuna geçerken Brecht'in vasiyet olarak yazdığı şiiri hatırlatmış. Okuyalım, umut edelim..

Bizden Sonra Doğanlara

I
Gerçekten, karanlık günlerde yaşıyorum!
Doğru söz delilik. Düz alın
Kanıtı vurdumduymazın. Gülen ki
Korkunç haberi
Henüz almamış.

Ne günlere kaldık, ki
Neredeyse suçtur ağaç üzerine bir konuşma
İçerir çünkü susmayı bunca kötülük üstüne!
Orda ağırdan caddeyi geçen
Erişilmez mi dara düşen
Arkadaşları için?

Doğrudur: geçimimi sağlıyorum daha
Ama inanın: bu bir rastlantı yalnız. Yaptığım
Hiçbir iş doyma hakkını vermiyor bana.
Rasgele korunmuşum. (Talihim dönüverse. Yokum.)

Bana diyorlar: ye iç! Bak keyfine!
Nasıl yer içerim, kaparsam
Yiyeceğimi bir açın elinden ve
Bardaktaki suyum bir susuzda yoksa?
Ve yiyip içiyorum gene de.

İsterdim bilge olmak.
Eski kitaplarda yazılı nedir bilge
Kavga dışı kalmak dünyada ve kısa yaşamını
Korkusuz geçirmek
Zora başvurmadan edebilmek
Kötülüğe iyilikle karşılık vermek

İsteklerine ermeyip, unutmak
İşi bilgenin.
Yapamam bütün bunları:
Gerçekten, karanlık günlerde yaşıyorum!

II
Şehre geldim bozuk düzen günlerde
Açıklık sürerken.
İnsan arasına karıştım ayaklanmada
Ve onlarla birlikte öfkelendim.
Böyle geçti zamanım
Yeryüzünde.

Yemeğimi yedim iki savaş arası
Katillerin arasında yattım
Sevgiye saygısız
Ve doğaya sabırsız baktım.
Böyle geçti zamanım
Yeryüzünde

Her yol batağa çıkardı benim zamanımda.
Dilim durmaz ele verirdi beni.
Elimden gelen azdı. Ama hükmedenler
Daha rahat olurdu bensiz, buydu umudum.
Böyle geçti zamanım
Yeryüzünde.

Gücüm azdı. Hedef
Uzak mı uzak.
Apaçık belliydi, benim ulaşmam
Mümkün değildiyse de.
Böyle geçti zamanım
Yeryüzünde.

III
Siz, siz ki çıkacaksınız
Battığımız tufandan
Düşünün
Eksiklerimizden söz ederken
Karanlık çağı da
Sizin kurtulduğunuz.
Gittiydik, ayakkabıdan çok ülke değiştirip
Sınıf savaşları arasından, umarsız
Yalnız haksızlık var da baş kaldırma yoktuysa.

Biliyoruz oysa:
Alçaklıktan nefret bile
Çarpıtır çizgileri
Haksızlığa öfke bile
Kısar sesi. Ah, biz
Hazırlamak isterken dostluk yolunu
Dost olamadık kendimiz.

Siz ama, o gün gelince
İnsanın insana el uzattığı
Anın bizi
Hoşgörüyle.

Bertolt Brecht

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder